Silivri açıklarında yaşanan gemi kazasını uzman isim değerlendirdi: Dikkat çeken rulo sac ve ‘EPIRB’ detayı

Marmara Denizi'nde Silivri'nin 18 mil güneyinde Türk bayraklı 2 ticari gemi gece 03:14'te çarpıştı. İlk belirlemelere göre ALSU adlı tankerde gözle görünür hasar bulunmazken, Tuğberk İmamoğlu adlı kuru yük gemisi ve gemide bulunan 10 mürettabatla irtibat kurulamadı.

Tuğberk İmamoğlu'nun battığı değerlendirilirken Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından paylaşılan bilgilere göre bölgedeki arama kurtarma çalışmaları sürüyor. Denizcilik Genel Müdürlüğü, “10 gemi insanın görev yaptığı Tuğberk İmamoğlu gemisine ait can kurtarma araçları (serbest düşmeli can filikası dahil) deniz yüzeyinde bulunmuş ne yazık ki içlerinde gemi personeli tespit edilememiştir” denirken şu ifadelere de yer verildi: Alıntı Metni Gelen ilk bilgiler çerçevesinde konuyu için değerlendiren Kocaeli Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi ve Tanker Kaptanı Doç.

Dr. Ozan Hikmet Arıcan, Tuğberk İmamoğlu adlı geminin yüküne dikkat çekerken “Rulo sac biraz sıkıntılı bir yük. Eğer gemi hasar gördüyse direkt oynamalarla beraber hızlı bir batma yaşayabilir” ifadelerini kullanıyor. İhtimalleri de değerlendiren Doç. Dr. Arıcan, “Trafik seperasyonu hattı içerisinde ani manevralar yapılmış olabilir, makine arızası olabilir, personel hatası olabilir.

Gecenin 3'ü… Orada çok dikkatli olmak gerekiyor. Personelin çok dikkatli olması gereken saatler. Bir de Marmara Denizi çok yoğun bir deniz. Gemi trafiğinin çok olduğu bir deniz. Belki kaza sırasında çok dikkat edilmedi, radar kontrolü yapılmadı, telsiz iletişimi çok iyi sağlanamadı…

Bunların üzerinde durmak lazım fakat söylenebilecek her şey şu an çok afaki olacak. Olasılıklar çok fazla” diyor. Kazanın makine ya da ekipman arızasından ziyade personel hatasına benzediğini dile getiren Doç. Dr. Arıcan, “Batan gemi biraz daha yaşı olan bir gemi maalesef.

O yaştaki gemilerde de çok büyük problemler oluyor. Gemi kazalarının çoğuna baktığımız zaman yaşlı gemiler ciddi anlamda risk boyutu çok yüksek gemiler. O yüzden inşallah üzücü haberler almayız diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Bunun yanında Doç. Dr. Arıcan, Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından yapılan paylaşımda sözü geçen “EPİRB cihazından (Acil Durum Konum Gösterici Radyo Vericisi) alınan acil durum sinyali”ne de değinmekte.

Alıntı Metni Son olarak filikaların da gemi personeli olmaksızın su üstünde görülmesine değinen Doç. Dr. Arıcan, “Bunlar otomatik olarak çıkmış büyük ihtimalle ve içerisinde gemi personeli bulunmuyor. Maalesef bu üzücü bir durum. Geminin direkt batmış olma olasılığı çok yüksek.

Çatışma esnasında gemi su almış olmalı ve geminin yükünün de rulo sac olduğu görülüyor. Yani çok ağır yükler bunlar. Direkt gemiyi batırma olasılığı çok yüksek. İnşallah gemi personeline ulaşılır, sağ salim ulaşılması dileğiyle. Ama EPIRB cihazı eğer direkt aktif olduysa, hani suyla temas ettiyse ciddi olumsuz bir durum, üzücü bir duruma yol açabilir” ifadelerini kullanıyor.

Marmara Denizi'nde iki gemi çarpıştı! Kayıp 10 denizci aranıyor ÖLÜMCÜL ‘T-BONE’ ÇARPIŞMASI MI? CNN Türk'e konuşan Deniz Hukukçusu Doç. Dr. Emete Gözügüzelli geminin en zayıf noktasına gelen darbenin facianın seyrini değiştirmiş olabileceğine dikkat çekti. Konuyu Deniz Hukukçusu Doç.

Dr. Emete Gözügüzelli şöyle değerlendirdi: Bu kazanın açısı ve yönü aslında bize ilk nazarda bu kazanın nasıl gerçekleşebileceğini söylüyor gibi görünüyor. Çünkü deniz kazalarında en ölümcül senaryolardan biri, bir geminin diğerine dik veya dike yakın bir açıyla kafadan çarpması hadisesidir.

Buna denizcilikte T-bone (T-kemiği şeklinde çarpışma) derler. Şimdi burada eğer ALSU vuran gemi statüsünde ise, ilk nazarda böyle bir durum varsa bu detaylar da belli olacak. Bizzat baktığımızda gemilerin baş kısımlarının dalgalara karşı özellikle dayanıklı olması ve bu engelleri aşma kapasitesinin yüksek olması, çelik omurgalarının bulunması, ekstra perdelemelerinin olması, geminin en üst düzeyde güçlendirilen bir statüde bulunduğunu gemi yapısı açısından meseleye baktığımızda söyleyebiliriz.

TANKERİN GÜÇLÜ YAPISI, KURU YÜK GEMİSİNİN ZAYIF NOKTASI Biri tankerdir, biri kuru yük gemisidir. İkisi arasında gemi kapasitesi açısından da ciddi fark vardır. Dolayısıyla bu kazada eğer kafadan girdiyse, karşıdaki gemiye darbeyi en güçlü şekilde gerçekleştirdiyse, biz burada karşı taraftaki yük gemisinin yapısına baktığımızda, yük gemilerinin tek cidarlı olarak MARPOL Sözleşmesi tahtında yapıda olan gemiler olduğunu görüyoruz. "DIŞ SAC DELİNİNCE BİNLERCE TON SU İÇERİ DOLABİLİR" Bunların herhangi bir dış sacı delindiğinde su doğrudan devasa kargo ambarlarına doğru dolar.

Bunun sonucunda ambarlarda geniş alan olduğu için içeriye binlerce ton su dolduğunda gemi dengesini kaybeder ve batma riski çok daha hızlı bir şekilde gerçekleşebilir. Ama kimyasal tanker taşıyan ALSU gibi gemilerin yapısına baktığımızda bunlar çift cidarlı denilen statüdedirler.

Modern dizayn edilmek zorundadırlar, MARPOL hükümlerine göre. ANİ BATIŞIN NEDENİ DEVASA YÜK AMBARLARI MI? Burada geminin dış sacı yırtılsa bile içeride ikinci bir çelik duvar daha olduğu için daha dayanıklı bir gemi statüsünde bulunmasından ötürü aynı sarsıntıda bu geminin alabora olması veya denizin dibine bir anda batması çok da mümkün değildir.

Birinci husus bu. İkinci hususa baktığımızda makineler açısından da bu gemilerin farklılık arz ettiğini, çünkü Tuğberk İmamoğlu'nun makine dairesi ya da en büyük yük ambarına eğer bu darbe gelmiş ise bu bölümlerin nasıl etkileneceğini değerlendirmek gerekiyor. "MAKİNE DAİRESİNE SU DOLDUĞU ZAMAN ANİ VE DİKEY BİR BATIŞA SEBEBİYET VEREBİLİR" Su geçirmez kapılarla aslında kapatılmaya fırsat kalmadan içerisi suyla dolduysa makine bölümünün de yeniden bir batma olasılığı söz konusu olabilir.

Çünkü büyük hacimli bir odayı düşünün. Tamamen su dolduğu zaman geminin kaldırma kuvvetini etkiler ve ani ve dikey bir batışa sebebiyet verebilir. Böyle bir durumla karşı karşıya kalınmış olabilir. "10 MÜRETTEBATA ULAŞILAMAMASI ANİ BATIŞ İHTİMALİNİ GÜÇLENDİRİYOR" Bakın, 10-12 mürettebattan bahsediyoruz.

Onlara telsiz ile dahi ulaşılamaması ve yardım çağrısını dahi atamayacak kadar büyük bir felaketle karşı karşıya kalmaları ihtimali, bu ani batışın bu şekillerde gerçekleşebileceğini bize göstermektedir maalesef. Yani ilk nazarda baktığımızda bunlar tabii ki. Bunun dışında neden böyle bir kaza oldu diye baktığımızda, insani hatalar ya da vardiya rehaveti hep konuşulan bir durumdur.

RADAR ALARMI ÇALDI MI? Yani vardiya uyuyakaldıysa, ya radar gözetleme sorumluluğunu COLREG prensiplerine göre uluslararası mevzuatlar çerçevesinde yerine getiremediyse ya da daha farklı bir durum söz konusuysa, bunların hepsi ihtimal dahilindedir. Günümüzün özellikle modern gemilerinde yapay zeka destekli radarlar vardır ve ARPA cihazları bulunur bu kapsamda.

Bu cihazlar, gemiyle diğer geminin çarpışma noktasında olması durumunda sesli alarm verir. Eğer böyle bir duruma girilirse alarm devreye girer. Fakat bazen personeller bu alarmları yanlış alarm diyerek kapatma yoluna giderler ve hiç üzerine düşmezler. Burada tam olarak neler oldu?

Detayları tabii deliller incelendikten sonra bütün safhalarıyla konuşabileceğiz."

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir